Formu doğru ve eksiksiz bir şekilde doldurarak bizimle iletişime geçebilir, online randevu oluşturabilirsiniz*
Cilt kanserleri çoğu zaman tek bir noktada başlasa da, çevresindeki sağlıklı görünen dokular da gizli DNA hasarları taşıyabilir. Bu duruma “alan kanserizasyonu” (field cancerization) denir. Tıp literatüründe 1953’te tanımlanan bu kavram; UV ışınları, sigara, kimyasal maruziyet ve genetik yatkınlık gibi etkenlerle ciltte çok sayıda hücrede mikroskobik düzeyde kansere dönüşme potansiyeli olabileceğini ifade eder. Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, “Alan kanserizasyonu, ciltte kanserin yalnızca görünen kısmını değil, henüz görünmeyen öncü bölgeyi de hedef almayı gerektirir” diyerek erken farkındalığın önemini vurgulamaktadır.
Güneş ışınları (özellikle UVB) cilt hücrelerinin DNA’sına zarar verir. Bu hasar zamanla aktinik keratoz adı verilen öncü lezyonlara ve oradan da bazal hücreli veya skuamöz hücreli karsinomlara dönüşebilir. Alan kanserizasyonunda:
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, İstanbul gibi güneşli coğrafyalarda yaşayanlarda yıllık cilt taramasının hayati önem taşıdığını belirtmektedir.
Her zaman belirgin semptom vermeyebilir; ancak şu değişiklikler dikkat çekici olabilir:
Bu tür değişiklikler özellikle yüz, alın, kulak, el üstü ve boyun gibi güneşe açık alanlarda dikkatle izlenmelidir.
Tanıda dermatoskopik muayene esastır. Dermatoskopi, ciltteki renk değişiklikleri ve yüzey paternlerini büyüterek görünürde sağlıklı bölgelerde bile mikroskobik bozulmaları saptamaya yardımcı olur. Gerekli durumlarda biyopsi ile hücresel düzeyde kanser öncesi değişiklikler analiz edilir. Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, dijital dermatoskopi ile bölgeleri kayıt altına alıp yıllık karşılaştırmalı takip yapmaktadır.
Amaç, yalnızca görünen lezyonu değil, etrafındaki riskli hücreleri de ortadan kaldırmaktır.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, tedavide kanser odaklarının yanı sıra “riskli alanı” da bütünsel şekilde ele alarak koruyucu dermatoloji yaklaşımını öne çıkarmaktadır.
Alan kanserizasyonu, ciltte henüz görünür hale gelmemiş ancak potansiyel risk taşıyan hücresel hasarların uyarı sinyalidir. Erken tanı ve uygun tedaviyle cilt kanseri gelişmeden önlem almak mümkündür. Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, kişiye özel cilt tarama programları ve alan bazlı tedavi protokolleriyle erken teşhis ve koruyucu bakımın gücünü ön plana çıkarmaktadır.
Hayır; ancak cilt kanserinin gelişebileceği öncü bir alanı ifade eder.
Çoğu zaman çıplak gözle fark edilmez; dermatoskopi ile saptanabilir.
Zamanla aktinik keratozdan skuamöz hücreli karsinom gibi kanserlere dönüşme riski artabilir.
Güneş lekesi çoğunlukla kozmetik bir durumdur; alan kanserizasyonu ise genetik düzeyde hücresel bozulmadır.
Açık tenli, sık güneşlenen, 40 yaş üzeri, immünsüpresif tedavi alanlar ve ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunan bireyler.
“Cildinizde güneşe bağlı lekeler, kabuklanmalar veya uzun süredir iyileşmeyen bölgeler fark ettiyseniz, alan kanserizasyonu açısından değerlendirme için Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan’ın iletişim kanallarından randevu oluşturarak dermatoskopik cilt taraması ve kişisel risk analizi hakkında bilgi alabilirsiniz.”