Formu doğru ve eksiksiz bir şekilde doldurarak bizimle iletişime geçebilir, online randevu oluşturabilirsiniz*
Behçet Hastalığı, vücuttaki damar yapısını etkileyen, ataklarla seyreden, kronik ve sistemik bir enflamasyon hastalığıdır.
Damarların her boyutunu (küçük, orta, büyük) tutabilmesi nedeniyle belirtileri kişiden kişiye değişebilir.
En sık görülen bulgular:
Hastalık, ilk kez Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlandığı için dünya literatüründe “Behçet’s Disease” olarak bilinir.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, Behçet’i dermatoloji pratiğinde sık karşılaşılan ancak mutlaka multidisipliner yönetim gerektiren kompleks bir damar enflamasyonu olarak tanımlar.
Behçet’in kesin nedeni bilinmemekle birlikte üç ana faktör rol oynar:
Özellikle HLA-B51 geninin hastalık riskini artırdığı bilinir.
Vücut kendi damar yapılarına karşı savunma mekanizması geliştirir.
Hastalık Türkiye, Orta Doğu, Akdeniz ve Asya’da daha sık görülür.
Behçet, tek bir organı değil tüm vücudu etkileyebildiği için belirtiler geniş bir yelpazededir.
Behçet’in en erken ve en sık bulgusudur.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, dermatolojik belirtileri Behçet tanısında kilit rol oynayan bulgular olarak değerlendirir.
En sık görülen cilt belirtileri:
Behçet’in en ciddi komplikasyonlarından biri olup görme kaybına yol açabilir.
Göz kızarıklığı, bulanık görme ve ışığa hassasiyet fark edildiğinde acil değerlendirme gerekir.
Diz, ayak bileği, dirsek gibi büyük eklemlerde ağrı ve şişlik görülebilir.
Bu belirtiler hastalığı daha ciddi bir kategoriye taşır.
Teşhis Nasıl Konur?
Behçet için tek bir laboratuvar testi yoktur; tanı klinik bulgularla konur.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, tanı sürecinde şu adımları uygular:
Behçet tanısı disiplinler arası bir değerlendirme gerektirir.
Tedavi, hastalığın tuttuğu organa ve şiddetine göre planlanır.
Amaç, atakları kontrol altına almak ve organ hasarını önlemektir.
Hafif ve orta seyirli vakalarda:
Organ tutulumunun olduğu ağır vakalarda:
Güncel çalışmalar, biyolojik tedavilerin organ tutulumu olan Behçet vakalarında umut verici sonuçlar sunduğunu göstermektedir.
Behçet hastalığı ataklarla seyreder.
Bu nedenle düzenli takip ve tetikleyicilerden korunmak tedavinin önemli bir parçasıdır.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, tedavide hastanın yaşam tarzı değişikliklerine aktif katılımının önemini vurgular.
Sık Sorulan Sorular
Behçet hastalığı bulaşıcı mıdır?
Hayır, kesinlikle bulaşıcı bir hastalık değildir.
Kalıcı hasar bırakır mı?
Organ tutulumu varsa bırakabilir; erken tedavi bu riski azaltır.
Ağız aftı olan herkes Behçet midir?
Hayır; ancak sık ve tekrarlayan aftlar Behçet’i düşündürebilir.
Tamamen geçer mi?
Kronik bir hastalıktır; ataklar kontrol altına alınır ve organ hasarı önlenebilir.
Behçet Hastalığı, yalnızca bir cilt problemi değil; tüm vücudu etkileyebilen sistemik bir hastalıktır.
Erken tanı ve düzenli takip, organ hasarının önüne geçebilmek için kritik öneme sahiptir.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, özellikle cilt ve ağız lezyonları ile başvuran hastalarda disiplinler arası iş birliği ile kişiye özel tedavi protokolleri oluşturur.
“Tekrarlayan ağız yaraları, cilt lezyonları veya Behçet hastalığını düşündüren belirtiler yaşıyorsanız; Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan’a iletişim bilgilerinden ulaşarak detaylı değerlendirme ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.”