Formu doğru ve eksiksiz bir şekilde doldurarak bizimle iletişime geçebilir, online randevu oluşturabilirsiniz*
Cilt yüzeyine yakın damarların genişlemesi, yoğunlaşması veya yapısal olarak anormal gelişmesi sonucu oluşan damar lezyonları, estetik görünümü etkilediği gibi bazı durumlarda altta yatan damar hassasiyetinin bir göstergesi olabilir. Yüzde kızarıklık, burunda örümcek damar görünümü, bacaklarda belirginleşen kılcal damarlar veya bebeklikten itibaren görülen doğumsal damar lekeleri… Tüm bu farklı tablolar dermatolojide “vasküler lezyonlar” olarak tanımlanır.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, damar lezyonlarını “cilt yüzeyindeki damarların normal işleyişinin bozulması sonucu ortaya çıkan, ancak modern lazer ve enerjili sistemlerle çok başarılı şekilde tedavi edilebilen dermatolojik durumlar” olarak ifade eder.
Damar lezyonlarının oluşum mekanizmaları oldukça çeşitlidir. Güncel dermatoloji literatürü bu oluşumun üç ana mekanizmaya dayandığını gösterir:
Aile bireylerinde kızarıklık veya vasküler lezyon öyküsü olan kişilerde daha sık görülür. Rozacea, örümcek damarları ve bazı doğumsal damar lezyonları genetik temellidir.
Hamilelik, doğum kontrol hapları, menopoz veya bacaklardaki dolaşım bozuklukları (ör. venöz yetmezlik), kılcal damarların belirginleşmesine yol açabilir.
Bazı damar lezyonları ise tamamen doğumsal olup yaşam boyunca rengi veya görünümü değişebilir.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, klinik pratiğinde hem yüz hem vücut bölgesinde pek çok farklı damar lezyonuyla karşılaşır. En sık görülen tipler şunlardır:
Bu lezyonların birbirinden ayırt edilmesi, doğru tedavinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Tanı çoğu zaman cilt muayenesiyle konur; ancak lezyonun derinliği, rengi ve damar çapı tedaviyi etkilediği için dermoskopik değerlendirme yapılması önemlidir.
Gerekirse:
Tanıyı desteklemek için kullanılabilir.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, damar yapısının detaylı haritalandırılmasının tedavi başarısını artırdığını vurgular.
Modern dermatoloji, damar lezyonlarının tedavisinde enerji bazlı cihazlardan büyük ölçüde faydalanır. Damar içindeki hemoglobin hedeflenerek, damar seçici şekilde ısıtılır ve zamanla vücut tarafından yok edilir.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, tedavileri lezyonun tipi, derinliği ve rengine göre kişiye özel planlar. En sık kullanılan yöntemler:
Lazer, damar lezyonlarında en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilir.
Kızarıklığın yaygın olduğu durumlarda, özellikle rozacea kaynaklı damar görünümünde oldukça başarılıdır.
Bacak damarlarında kullanılan bu yöntemde damara özel bir solüsyon enjekte edilerek damar kapatılır.
Rozacea benzeri durumlarda damar genişlemesini azaltmaya yönelik topikal tedaviler eklenebilir.
Doğumsal lezyonlarda büyüme hızına ve yaşa göre kontrollü tedavi uygulanır.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, tedavi sürecinde cilt tipini, damar yapısını ve hastanın beklentilerini göz önünde bulundurarak, gereksiz enerji uygulamalarından kaçınır ve en güvenli protokolü oluşturur.
Damar lezyonları tedavi edildikten sonra çoğu zaman kalıcı sonuç elde edilir. Ancak rozacea, güneş hasarı veya dolaşım bozukluğu gibi altta yatan nedenler devam ediyorsa yeni damarlar oluşabilir.
Bu nedenle:
Tedavinin tamamlayıcı parçasıdır.
Damar lezyonları yalnızca görünümü etkileyen bir durum değildir; cilt yapısının verdiği biyolojik bir sinyaldir. Modern lazer ve fototerapi yöntemleri sayesinde bu lezyonlar güvenli, hızlı ve etkili şekilde tedavi edilebilir.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, damar lezyonlarına yaklaşımında hem estetik hem de medikal ihtiyaçları göz önünde bulundurarak kişiye özel tedavi protokolleri oluşturur.
“Yüzünüzde, burnunuzda veya bacaklarınızda damar belirginliği fark ediyorsanız; Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan’a iletişim bilgilerinden ulaşarak detaylı değerlendirme ve kişiye özel damar lezyonları tedavi seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.”