Formu doğru ve eksiksiz bir şekilde doldurarak bizimle iletişime geçebilir, online randevu oluşturabilirsiniz*
Terleme, vücudun doğal ısı düzenleme mekanizmasıdır; ancak bazı kişilerde bu sistem gereğinden fazla çalışır ve günlük yaşamı zorlayan aşırı terleme şikayetleri ortaya çıkar. Hiperhidroz olarak adlandırılan bu durum; avuç içi, koltuk altı, ayak tabanı, yüz ve saçlı deri gibi bölgelerde yoğun terlemeyle kendini gösterir.
Sosyal yaşamdan iş hayatına kadar pek çok alanda özgüveni etkileyebilir.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, hiperhidrozu “vücudun ter bezlerini kontrol eden sinyallerin normalden daha aktif çalışması sonucu ortaya çıkan, ancak modern dermatolojik tedavilerle büyük ölçüde yönetilebilen bir durum” olarak tanımlar.
Hiperhidroz iki temel gruba ayrılır:
Bu en sık görülen formdur ve genellikle altta belirgin bir hastalık olmadan ortaya çıkar. Son araştırmalar, sempatik sinir sisteminin aşırı uyarılmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ter bezleri “gereksiz alarm” modunda çalışır.
Genellikle:
Bu türde aşırı terleme, başka bir tıbbi durumun belirtisi olabilir:
Bu nedenle Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, hiperhidroz değerlendirmesinde önce altta yatan nedenin varlığını dışlamayı önemser.
Hiperhidroz, kişinin günlük yaşamında fark edilir bir rahatsızlık oluşturur:
Bu belirtiler fiziksel rahatsızlığın ötesinde sosyal çekinme, stres ve özgüven kaybı gibi psikolojik etkiler yaratabilir.
Tanı çoğunlukla hastanın şikayetlerinin ayrıntılı dinlenmesiyle konur.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, hiperhidroz değerlendirmesinde şu kriterleri dikkate alır:
Gerekirse kan testleri ve tiroid fonksiyonları gibi taramalar yapılabilir.
Aşırı terleme, artık yalnızca bir konfor sorunu değildir; tıbbi olarak etkin biçimde tedavi edilebilen bir durumdur.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, tedaviyi kişiye göre şekillendirir ve şu modern yöntemleri kullanır:
Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı hiperhidrozunda en etkili yöntemlerden biridir. Botulinum toksin, ter bezlerine sinyal taşıyan sinir uçlarını geçici olarak durdurur ve böylece terleme belirgin şekilde azalır.
Bu yöntem, özellikle primer hiperhidrozda altın standart kabul edilir.
Antiperspirant içerikli özel solüsyonlar hafif vakalarda yeterli olabilir. Ancak uzun vadede cilt tahrişi oluşturabileceği için dermatolog kontrolünde kullanılmalıdır.
El ve ayak terlemelerinde etkili bir yöntemdir. Düşük düzey elektrik akımı ile ter bezlerinin aktivitesi azaltılır.
Geniş alan terlemelerinde ağızdan ilaç tedavileri kullanılabilir. Bu seçenek, özellikle diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanır.
Bazı modern teknolojiler ter bezlerini hedef alarak uzun süreli sonuçlar sunabilir. Bu tedaviler gerekli durumlarda değerlendirilir.
Eğer aşırı terleme altta yatan bir hastalıktan kaynaklanıyorsa, öncelik bu hastalığın tedavisidir.
Tedavi sürecinin etkinliğini artırmak için bazı yaşam tarzı değişiklikleri de önerilir:
Ancak bu önlemler, hiperhidrozu yalnızca destekler; tedavinin yerini tutmaz.
Hiperhidroz, yalnızca fiziksel bir semptom değil, kişinin sosyal ve duygusal yaşamını da etkileyen bir durumdur. Ancak modern tıpta bu soruna yönelik etkili çözümler mevcuttur.
Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, aşırı terleme şikayeti olan hastalarda önce nedenleri doğru analiz eder, ardından kişiye özel tedavi protokolleri oluşturarak terlemeyi kontrol altına almayı hedefler. Tedavi sonrası hastaların yaşam kalitesinde belirgin bir artış sağlandığı görülmektedir.
“Aşırı terleme günlük yaşamınızı etkiliyorsa; Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan’a iletişim bilgilerinden ulaşarak detaylı değerlendirme ve kişiye özel hiperhidroz tedavi seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.”